Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Hüseyin Koku'nun Zorla Kaybedilmesi

AİHM’nin 31 Ağustos 2005 tarihli kararındaki ifadelere göre Elbistan’da yaşayan Hüseyin Koku Nisan 1994’te gözaltına alındı. Gözaltında tutulduğu süre boyunca gözleri bağlı bir şekilde elektrik şoku verilerek ve falakaya yatırılarak işkenceye maruz bırakıldı. Delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakılan Koku, hala polis ve özellikle de Elbistan belediye başkanı Şükrü Görücü tarafından HADEP üyesi olması gerekçesiyle tehdit ediliyordu. 18 Ekim 1994 günü, Hüseyin Koku tekrar polis tarafından alınarak, bu kez Elbistan Belediye Başkanının ofisine götürüldü. Belediye Başkanı Koku’nun partiden ayrılması ve partinin Elbistan’daki şubesini kapatması gerektiğini, aksi takdirde başına geleceklerden sorumlu olmayacağını söyledi.

20 Ekim 1994 günü Hüseyin Koku eşiyle birlikte sokakta yürürken, beyaz bir Renault içindeki sivil giyimli ve telsizli kişiler tarafından götürüldü. Ertesi gün eşi Fatma, Elbistan’daki polis karakoluna giderek eşinin nerede olduğuyla ilgili bilgi almak istedi; fakat Hüseyin’in gözaltına alınmadığı yanıtını aldı. Daha sonra jandarmaya ve savcılığa da giden Fatma Koku’ya buralardan da bilgi verilmedi. Bir akşam Hüseyin’in evi telefonla arandı ve telefonu açan 13 yaşındaki kızı Özlem’e babasına yapılan işkence sesleri dinletildi. Bunun üzerine Fatma tekrar önce polise, sonra savcılığa giderek olayı anlattı. Fakat Fatma Koku’nun bildiği kadarıyla olayla ilgili herhangi bir soruşturma başlatılmadı. Yaklaşık iki buçuk ay sonra Fatma, Cumhuriyet Mahallesi Karakoluna çağrıldı ve ifadesi istendi. Fatma polislere neden daha önce soruşturma başlatılmadığını sordu, ve bir polis memurundan “Ben Hüseyin’i çok iyi tanıyorum. Ama görmüş olsaydım, ne seni tanırdım ne de onu,” yanıtını aldı. Fatma bunun ne anlama geldiğini polis memuruna sordu, fakat yanıt alamadı.

27 Nisan 1995 tarihinde polis Fatma Koku’yu, eşinin bedeninin Malatya’nın Pötürge Kasabası yakınlarında bulunduğuyla ilgili bilgilendirdi. Fatma, savcılıktan olayla ilgili gerekli soruşturmanın başlatılması talebinde bulundu. Fakat eşi ve ailesi, Hüseyin Koku’nun kaybolması ve ölümü ile ilgili savcılık ya da başka bir resmi merci tarafından bilgilendirilmedi. Hüseyin’in Londra’da yaşayan ağabeyi Mustafa Koku, olayı Uluslararası Af Örgütü gibi uluslararası kuruluşlara taşıdı ve Avrupa Komisyonu’na dilekçe yazdı. Bu süreç içinde, Türkçe konuşan biri tarafından tehdit telefonları almaya başladı.

AİHM’nin karar metnindeki bilgilere göre, hükümet Mahkeme’ye olayın unsurlarıyla ilgili gerekli soruşturma belgelerini iletmedi. Bu nedenle, Mahkeme’nin elindeki hükümete ait olan belgeler, yalnızca kabul edilebilirlik kararından önce sunulan belgeleri içeriyor. Hükümetin ilettiği belgelere göre Hüseyin Koku, Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 10 Mayıs 1994’te PKK üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı ve 17 Mayıs 1994’te delil yetersizliğinden dolayı serbest bırakıldı. 26 Nisan 1995 tarihinde Hüseyin’in parçalara ayrılmış bedeni bir köy korucusu tarafından bulunup, Pötürge’deki Tepehan Jandarma Karakolu’na haber verildi. Hüseyin Koku’nun bedeninin bulunmasından sonra, Hükümet olayı aydınlatmak için gerekli çabayı verdiğini ve Pötürge ve Elbistan savcılıklarının ölümünün sorumlularının devlet görevlileri olabileceğine dair bir veriye rastlamadıklarını ifade etti.

AİHM, Hükümet’in sunduğu belgelerdeki eksiklikleri de göz önünde bulundurarak, Hüseyin Koku’nun yaşam hakkını koruyamadığına ve hem hükümetin hem de Elbistan Savcısının Koku’nun kaybolmasından sonra başlayan süreçte soruşturma prosedürlerini Sözleşme’nin 2. maddesinin gereklerince yerine getirmediğine; dolayısıyla yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesinin usulden ve bireyin yaşamını koruma açısından ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme ayrıca etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. maddenin ve davanın soruşturulması için gerekli tüm zeminin sağlanması zorunluluğunu düzenleyen 38. maddenin ihlaline karar vererek hükümeti Koku’nun ailesine tazminat ödemeye mahkum etti.

Hukuki süreçte son durum:Bilinmiyor
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

AİHM kararı

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Nahit Menteşe İçişleri Bakanı
Mehmet Moğultay Adalet Bakanı
İsmail Hakkı Karadayı Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Hüseyin Koku 1994-10-20

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2018. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS